ENGİNAR EFSANESİ VE TARİHİ
Bir yunan efsanesine göre; Cynara, Zinari
adasında yaşayan sevimli bir kızdı. Tanrı
Zeus, erkek kardeşi denizler tanrısı
Poseidon’u ziyarete giderken deniz kenarında
birden genç, güzel, ölümlü bir kadını fark
etti. Kız tanrının varlığından korkmuşa
benzemiyordu ve Zeus kızı yakalayarak onunla
birlikte oldu. Zeus bu kızla birlikte
olmaktan çok hoşlanmıştı ve onu tanrıça
yaparak, Olimpus dağına götürmeye karar
verdi. Cynara bu teklifi kabul etti ve
Zeusla birlikte Olimpus’ta yaşamaya başladı.
Cynara burada mutlu bir şekilde vaktini
geçiriyordu, ancak aynı zamanda annesini ve
yaşadığı yeri özlüyordu. Bir gün Zeus’tan
gizli olarak ölümlüler dünyasına kısa bir
ziyaret yapmaya karar verdi. Bu durumu
öğrenen Zeus çok kızdı, bunun tanrısallığa
yakışmayan bir davranış olduğunu düşündü ve
öfkelendi. Cynara’yı Olimpos’tan Dünya’ya
fırlatıp attı ve onu enginar olarak
bildiğimiz bitkiye dönüştürdü. İşte bitkiler
dünyasındaki en güzel çiçeklerden birine
sahip olan enginar, Zeus’un hışmına uğramış
olan güzel Cynara’dır.

Enginar en erken kültüre alınmış sebzelerden
biridir
Yunan filozof ve doğa bilimcisi
Theopharestus ( M.Ö 371- 287), enginar
kültürünün İtalya ve Sicilya’da başladığını
bildirmektedir. Antik Yunan ve Roma’da
enginar az bulunur bir yiyecek ve afrodizyak
olarak kabul ediliyordu. Erkek çocuk
doğurmak için bol miktarda enginar tüketmek
gerektiği de geçerli bir inanıştı. |